Durmitor’un kalbinde, yaklaşık 1.500 metre rakımda, sık ormanlar, çayırlar, buzul vadileri ve başka yerde ender görülen manzaralar oluşturan dağ zirveleriyle çevrili Žabljak yer alır.
Bu belde 400 kilometrekareden daha geniş bir alanı kapsar ve doğayla kurduğu güçlü bağ, sadeliği ve misafirperverliğiyle tanınan yaklaşık 3.000 kişiye ev sahipliği yapar.
Nüfusun büyük çoğunluğunu Karadağlılar ve Sırplar oluşturur. Belde; küçük, birbirine bağlı ve Durmitor’a özgü yaşam anlayışıyla şekillenmiştir. Žabljak, çobanlık geleneğinin ruhunu ve sert iklim koşulları içinde biçimlenmiş bir hayat tarzını taşır. Şehrin kimliği; dağlar, kar ve Durmitor’un ağır iklimiyle verilen uzun soluklu mücadelenin izleriyle yoğrulmuştur.
Yerel ekonominin temel dayanağı turizmdir. Artan ziyaretçi sayısına paralel olarak oteller, apart daireler ve dağ evleri gelişmektedir. Kış mevsimi kayakçıları, yaz ayları ise dağ, göl ve adrenalin dolu etkinlikleri sevenleri kendine çeker.
Hayvancılık ve geleneksel ev yapımı ürünlerin üretimi çevre köylerde hâlâ yaşamaktadır. Restoranlar, rehberlik hizmetleri, spor ajansları ve ticaret aracılığıyla küçük ölçekli girişimcilik de giderek büyümektedir.
Kentte bir ilkokulun yanı sıra bir meslek lisesi de bulunmaktadır. Bununla birlikte birçok yerel lise öğrencisi eğitimini Nikšić ve Pljevlja’da sürdürmeyi tercih eder. Spor ve dağcılık kültürü okul yaşamının bir parçasıdır; çocuklar daha küçük yaşlardan itibaren doğa ve Durmitor manzarasıyla yakın bir bağ kurar.
Žabljak, yerel festivaller, geleneksel köy buluşmaları ve dağlara adanmış etkinlikler aracılığıyla Karadağ’ın kuzey bölgesine ait gelenekleri yaşatır. Buradaki kültür; doğa, hayvancılık, türküler ve Durmitor hikâyeleriyle sıkı sıkıya iç içedir. Yaz aylarında kentte konserler, spor organizasyonları ve dağcı buluşmaları düzenlenir.
Durmitor, beldenin büyük hazinesidir. Aralarında en ünlüsü Bobotov Kuk olan 2.000 metrenin üzerindeki 40’tan fazla zirve burada yükselir. Kara Göl, Žabljak’ın simgesidir. Yoğun ormanlar ve heybetli zirvelerle çevrili koyu renkli suları, ömür boyu hafızadan silinmeyecek bir manzara sunar. Bunun yanı sıra Zminje Gölü, Vražje Gölü, Riblje Gölü ile Škrka ve Lokvišta vadileri de dikkat çeker. Avrupa’nın en derin kanyonu olan Tara Kanyonu da yakın mesafededir ve kristal berraklığındaki akıntılarında rafting heyecanı yaşatır.
Her mevsim Žabljak’ın çehresini değiştirir ve onu yıl boyunca yaşayan bir kartpostala dönüştürür.
Žabljak, karayoluyla Mojkovac, Pljevlja ve Šavnik’e bağlıdır. Podgorica ve Nikšić’e düzenli otobüs seferleri vardır. Dağ yolları, özellikle kış aylarında dikkat gerektirir; ancak süren altyapı yatırımları sayesinde kent yıl boyunca turistler için giderek daha erişilebilir hâle gelmektedir.
Kış yaşamına Žabljak’ta kar sporları yön verir. Kayak, kayaklı koşu ve dağ kayağı en yaygın etkinlikler arasındadır. Yaz aylarında ise Žabljak; yürüyüş, dağcılık, bisiklet ve patika koşusunun merkezlerinden birine dönüşür. Tara Nehri rafting için son derece elverişlidir; çok sayıdaki yerel rehber de seyir noktalarına, zirvelere ve göllere turlar düzenler. Doğal arazi, her yaştan insan için imkân sunar.
Žabljak büyük bir turizm potansiyeline sahiptir. Oteller, apartlar, etno-köyler, restoranlar ve spor ajanslarına yapılan yatırımlar sürekli talep görmektedir. Arsa ve gayrimenkul fiyatları göle ve kayak pistlerine yakınlığa göre değişse de yatırımcılar açısından hâlâ rekabetçi düzeydedir. Dünyaca tanınan bir doğal cazibe merkezi olan Durmitor, uzun vadeli değer güvencesi sağlar. Eko-turizm, kırsal turizm ve geleneksel yerel ürünlerin üretimi alanlarında da fırsatlar bulunmaktadır.
Žabljak; vahşi doğa, huzur ve saf adrenalin arasında ender rastlanan bir denge sunar. Dağ havası, Kara Göl’ün koyu suları ve Durmitor’un görkemli zirveleri, kalıcı etki bırakan bir deneyim oluşturur. Ziyaretçiler kadim ormanları keşfedebilir, yüksek seyir noktalarına yürüyebilir, ev yapımı peynir ve bal tadabilir, Tara Kanyonu’nu gezebilir ve dağların sessizliğine kendini bırakabilir.
Bu şehirde hayat mevsimlerin ritmine göre ağır ağır akar. Kışlar uzun ve karlıdır; yazlar kısa ama yoğundur. İnsanlar birbirine yakındır, haneler güçlüdür ve hayatın yönü bütünüyle dağlara dönüktür.