Karadağ’ın güneybatı bölgesi en çok Kotor Körfezi ile bilinir. Körfezin tam kalbinde ise antik Kotor kentinin surları yükselir.
Belediye 335 kilometrekarelik bir alanı kapsar ve idari merkez Kotor’dan iç kesimlerdeki köylere ve Risan, Perast, Dobrota, Prčanj ve Radanovići gibi kıyı yerleşimlerine kadar uzanan 56 yerleşimden oluşur.
Bölge körfezin iç kısmı boyunca uzanıp, Lovćen ve Vrmac dağlarının dik yamaçları denize doğru iner ve son derece etkileyici bir doğal manzara oluşturur.
Kotor, Budva’ya yaklaşık 23 kilometre uzaklıkta ve Podgorica’ya ise kullanılan güzergâha bağlı olarak yaklaşık 75–85 kilometredir. Vrmac tüneli şehri Adriyatik sahil otoyoluna bağlar.
Kotor kentinde 22.746 kişi yaşamaktadır. Nüfusun büyük kısmı eski şehirde ve kıyı yerleşimlerinde yaşarken, iç kesimlerdeki köylerde ise dağlık arazi nedeniyle nüfus daha seyrektir.
Kotor etnik ve dini açıdan çeşitlilik gösterir. Nüfusun çoğunluğunu Karadağlılar oluşturup, Sırplar ve Hırvatlar kalanını oluşturur. Ayrıca Arnavutlar, Boşnaklar ve diğer azınlıklar da mevcuttur.
Dini yapı ağırlıklı olarak Ortodoks Hristiyanlıktır. Azınlıkta kalan Katolik ve Müslüman topluluk da vardır.
Kotor, ekonomisi neredeyse tamamen turizm ve hizmet sektörüne yönelmiş bir ortaçağ kentinin tipik örneğidir.
UNESCO tarafından “Kotor’un Doğal ve Kültürel-Tarihsel Bölgesi” kapsamında korunan Kotor Eski Şehri, ziyaretçiler için büyük bir çekim merkezidir. San Giovanni Dağı’nın yamacına doğru 4,5 kilometre boyunca uzanan dev taş surlar, arnavut taşı döşenmiş dar sokaklar, çok sayıda kilise ve Rönesans sarayları kenti Adriyatik kıyısındaki en iyi korunmuş ortaçağ şehirlerinden biri yapar.
Başlıca tarihi yapılar şunlardır:
Aziz Trifun Katedrali (1166)
Aziz Luka Kilisesi
Pima Sarayı
San Giovanni Kalesi
Son yıllarda büyük gezi gemilerinin gelişiyle turizm daha da artmıştır. Kotor Limanı her yıl yüzlerce gemi ve yüz binlerce yolcuyu ağırlamaktadır.
Bu durum yerel ekonomiye büyük katkı sağlasa da, eski şehir bölgesinde yoğun turizmin sonucu olarak kalabalıklık, altyapı hizmetlerinde aşırı yüklenmeler ve artan emlak fiyatları gibi sorunları beraberinde getirir. Belediye, şehrin özgünlüğünü korumak için sürdürülebilir turizm planları geliştirmekte ve gezi gemilerinin sayılarını sınırlamayı düşünmektedir.
Kırsal alanlarda ve küçük ölçekli yerleşimlerde ise zeytin, üzüm bağları, meyve ve sebze üretimi ile arıcılığın yaygın olarak görüldüğü geleneksel tarım sürmektedir.
Denizcilik de bölgede derin bir geçmişe sahiptir. Birçok yerli, denizci veya mürettebat olarak yat ve gezi gemilerinde çalışır.
Birçok aile turizm, konaklama veya denizcilik alanında çalışırken; genç nesiller, giderek uzaktan çalışma ve yaratıcı sektörlerde fırsatlar bulmaktadır.
Kotor, Avrupa’nın en güzel fiyortlarından birinin kıyısında yer alır. Aslında coğrafi olarak Kotor Körfezi bir fiyort değil, buzul faaliyetinden ziyade nehir erozyonuyla oluşmuş, ria olarak bilinen su altında kalmış bir nehir kanyonudur. Buna rağmen görünümü bir fiyordu oldukça andırır.
Lovćen ve Orjen dağlarının dik yamaçları arasındaki dramatik boşluk, derin yeşil ve mavi tonlara sahip bir körfez oluşturur. Şehrin yakınında ünlü serpantin taşlı(yılan taşlı) yollar bulunur. Cetinje’ye giden eski yol, körfezin nefes kesen manzaralarını sunar.
Körfezde, Perast yakınlarında iki ada dikkat çeker:
Gospa od Škrpjela (Kayaların Meryem’i)
Aziz George Adası
Bunlardan biri yapay, diğeri doğal olmak üzere, her ikisi de kiliselere ve yüzyıllardır anlatılan efsanelere ev sahipliği yapar.
Perast, Dobrota ve Prčanj yerleşimleri, büyük denizciler döneminden kalma Barok sarayları ve uzun sahil yürüyüş yollarıyla tanınır. Körfezin en eski yerleşimi olan Risan ise tanrı Hypnos’u tasvir eden Roma mozaikleriyle ünlüdür.
Kotor’un iç kesimleri Lovćen Milli Parkı’nın bir bölümünü de kapsar. Burada Petar II Petrović Njegoš’un mozelesi bulunur. Ayrıca ünlü prosciutto ve peyniriyle tanınan dağ köyü Njeguši de bu bölgede yer alır.
Kotor sıcak ve orta derecede nemli bir iklime sahiptir. Çevredeki dağların orografik etkisi nedeniyle yoğun yağış görülür. Sonbahar ve kış ayları oldukça yağışlı olabilir, yazlar ise sıcak geçer.
Ağustos ayında deniz sıcaklığı yaklaşık 26 °C’ye ulaştığı için yüzme sezonu genellikle Mayıs’tan Ekim’e kadar sürer.
Belde bölgesinde bile iklim farklılıkları hissedilebilir. Körfezin dar koylarında hava daha nemliyken Lovćen’in yüksek kesimleri belirgin şekilde daha serindir.
Kotor, Vrmac tüneli aracılığıyla Adriyatik kıyı otoyoluna bağlanır. İç bölgelere giden yollar Cetinje üzerinden ya da Sutomore yakınındaki Sozina tünelinden geçer.
En yakın havaalanı yaklaşık 10 kilometre uzaklıktaki Tivat Havaalanı olup, Podgorica Havaalanı ise yaklaşık 90 kilometre mesafededir.
Kamenari ile Lepetani arasındaki feribot hattı Herceg Novi yönüne ulaşımı kolaylaştırır.
Kotor Limanı gezi gemilerine ve yatlara hizmet verirken; Perast, Dobrota ve Risan’da daha küçük iskeleler bulunur.
Kotor’un güçlü kimliği denizcilik, inanç ve efsanelerle yakından bağlantılıdır. Şehir yıl boyunca birçok etkinliğe ev sahipliği yapar.
Bokelj Donanması - Adriyatik’teki en eski denizcilik kardeşliğidir. Her yıl 27 Ocak’ta Aziz Trifun yortusunda üniformalı üyeler eski şehirde geçit töreni yapar ve geleneksel bir dans sergiler.
Kotor Karnavalı - Kış ve yaz dönemlerinde düzenlenir. Maskeli geçit törenleri, hiciv dolu alegoriler ve havai fişek gösterileri yapılır.
KotorArt - Büyük bir uluslararası sanat festivalidir. Klasik müzik ve kulüp konserleri içeren birçok program düzenlenir. Don Branko’nun Müzik Günleri, Perast Klapa Festivali ve Çocuk Tiyatrosu Festivali gibi etkinliklerle şehir dünya çapında sanatçıların sahne aldığı bir kültür merkezine dönüşür.
Škalj Kabuk Festivali ve Perast’taki Fašinada - Balıkçılar ve denizcilerin mirasıyla bağlantılı yerel kutlamalardır.
Karadağ Denizcilik Müzesi, Aziz Trifun Katedrali ve Sağlık Meryem Ana Kilisesi gibi müzeler, galeriler ve dini yapılar şehrin zengin mirasını korur.
Kotor bazı belediyeler kadar büyük spor kulüplerine sahip olmasa da su topu ile ünlüdür. VK Primorac kulübü Avrupa kupaları kazanmıştır. FK Bokelj Karadağ ulusal futbol liginde oynar. RK Kotor şehrin hentbol geleneğini sürdürür.
Yaz aylarında dalış, yelken ve kano oldukça popülerdir. Lovćen ve Orjen dağlarında yürüyüş yapılır. Sahil yürüyüş yolları koşu yapanlar ve bisikletliler tarafından sıkça kullanılır.
Kotor, geçmiş yüzyılların Akdeniz ruhunu en otantik şekilde sunan yerlerden biridir. Antik surlar, saraylar, kiliseler ve begonvillerle gölgelenmiş dar sokaklar, suda yansıyan dağ manzarasıyla birleşir.
Ziyaretçiler San Giovanni Kalesi’ne çıkan yüzlerce basamağı tırmanarak panoramik manzarayı izleyebilir, Kayaların Meryem’i adasına tekneyle gidebilir, Risan’daki Roma mozaiklerini keşfedebilir veya Perast’taki teraslarda Dalmaçya mutfağının tadını çıkarabilir.
Kültür, tarih, doğa ve gastronominin birleşimi sayesinde Kotor, Karadağ kıyılarının vazgeçilmez duraklarından biridir ve Balkanlar’da Venedik ruhunu hissetmek için mükemmel bir yerdir.